Archive for February, 2011

Steve Jobs’ın İnovasyon Sırları

“The Innovation Secrets of Steve Jobs” isimli kitabından yapılan bu alıntıda, yazar Carmine Gallo, Jobs’ın Nike CEO’su Mark Parker’a söylediklerini aktarıyor ve Apple’ın odaklanmış sadelik stratejisini gözler önüne seriyor.Nisan 2010′da Fast Company dergisinin düzenlediği “Innovation Uncensored” adlı konferansta konuşan Nike Genel Müdürü Mark Parker göreve yeni başladığında Steve Jobs’la arasında geçen bir konuşmayı anlattı. Jobs’a herhangi bir tavsiyesi olup olmadığını sorduğunda “Nike dünyanın en iyi ürünlerinden bazılarını yapıyor, olağanüstü güzellikte, çarpıcı ürünler. ancak çok miktarda kötü ürün de yapıyorsunuz. Kötü ürünlerden kurtulup iyilere odaklanın.” cevabını almış.

Parker, “Kısa bir sessizlikten sonra gülmesini bekledim, kısa bir sessizlik gerçekten oldu ama kimse gülmüyordu. Kesinlikle haklıydı. Düzenlemeler yapmak zorundaydık.” sözleriyle konuşmayı anlatmaya devam etti.

Parker düzenleme kelimesini tasarımlar için değil iş kararları için kullanıyordu. Odaklanma iyi tasarımlara yol açtığı gibi iyi iş kararlarına da yol açar. Tim Cook iktisat okullarında geleneksel olarak öğretilen yönetim felsefesinin ürün yelpazesini genişleterek riskleri azaltmayı tavsiye ettiğini ancak az sayıda ürüne bütün kaynaklarını adayıp o ürünleri mümkün olan en iyi şekilde üretmeyi tercih eden Apple’ın, anti-iktisat okulu felsefesini temsil ettiğini söylüyor.

Steve Jobs da 2008’de Fortune Magazine’e verdiği bir röportajda “Apple’dan başka 30′dan az ana ürünü olan ve 30 milyar dolardan daha değerli olan başka firma var mı bilmiyorum” demişti.

Jobs; “Geçmişteki büyük tüketici elektroniği firmaları binlerce ürüne sahipti. Biz daha fazla odaklanmaya eğilimliyiz. İnsanlar odaklanmanın ilgilendiğiniz türde ürünlere “evet” demek olduğunu düşünüyorlar. Ancak bize göre odaklanma bunun tam tersi, odaklanma karşınıza çıkan yüzlerce iyi fikre “hayır” diyebilmek. Seçimlerinizi çok dikkatli yapmalısınız. Yapmış olduğumuz şeyler kadar yapmadığımız şeyler için de gurur duyuyorum. Bunun en net örneği yıllarca bir PDA üretmek için piyasa baskısı hissetmemiz. Ancak PDA kullanan insanların %90′ının bu araçları sadece yolda bilgi edinmek için kullandığını fark ettik. Kullanıcılar PDA’larine bilgi yüklemiyorlardı. Kısa süre sonra cep telefonlarının da bu amaçla kullanılabileceğini, bu yüzden de PDA pazarı şimdiki boyutunun küçük bir yüzdesine kadar küçülerek devam ettirilebilir olma özelliğini yitireceğini öngördük. Bu yüzden PDA pazarına girmemeye karar verdik. Bunu yapmasaydık iPod’u geliştirmek için kullandığımız kaynaklara sahip olmayacaktık.

Apple’ın erken döneminde baş yatırımcı Mike Markkula, Apple çalışanlarına gönderdiği mesajda pazarlama stratejilerini özetledi. Mesajda odaklanmanın öneminden bahseden yatırımcı “yapmaya karar verdiğimiz işleri iyi yapabilmek için diğer tüm önemsiz fırsatları görmezden gelmeliyiz, kalan fırsatlardan sadece iyi yapabilecek kaynaklara sahip olduklarımızı seçmeli ve bütün çabamızı o fırsatlar üzerinde yoğunlaştırmalıyız.”

Ürün tasarımı ve iş stratejisinde eksiltme genellikle katma değer yaratır. Matthew May bu durumu “İster bir üründen, ister bir performanstan, bir pazardan ya da organizasyondan bahsediyor olalım, ekleme alışkanlığımız, tutarsızlık, aşırı yükleme ya da israfa veya bunların üçüne birden yol açar” sözleriyle özetlerken, Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry de “Bir tasarımcı mükemmele ulaştığını ekleyecek hiçbir şey kalmadığında değil, çıkaracak hiçbir şey kalmadığında anlar” sözleriyle Apple’ın felsefesini yıllar öncesinden özetler gibi konuşmuş.

Peki her firma Apple’ın yöntemiyle inovasyon yapabilir mi? Cavap, hayır. Apple’ın  yenilikçiliğinin arkasındaki prensipleri herkes öğrenebilir, ancak inovasyon cesaret ister, bu da herkesin sahip olmadığı bir özelliktir. Jobs’un 1998′de yaptığı gibi, bir firmanın ürün sayısını 350′den 10′a  indirmek büyük bir cesaret örneği. Jobs’ın iPhone’da yaptığı gibi, Bir akıllı telefonun klavyesini ortadan kaldırıp kalan alanı daha büyük bir ekran olarak değerlendirmek cesaret ister. Apple’ın Snow Leopard’da yaptığı gibi, daha stabil ve güvenilir olması için bir işletim sisteminden kodları çıkarmak cesaret ister. Steve Jobs’ın sunumlarında sık sık yaptığı gibi, bir PowerPoint slaydından bir kelime dışındaki bütün kelimeleri silmek  cesaret ister. Firma web sitesinin ana sayfasında sadece bir ürüne yer vermek cesaret ister. Bir yılda rakiplerin piyasaya bir ayda sürdüğünden daha az ürün sürmek cesaret ister. Adobe Flash’ın modern mobil çağa uygun olmadığını söylemek gibi, kullanıcılar tarafından iyi karşılanmayan davranışlarda bulunmak cesaret ister. Bir çocuğun kolaylıkla kullanacağı bir ürün yaratmak cesaret ister.

Alıntıdır.

Çeviren:
Emre ÇEVİKOL

Kaynak:
http://www.fastcompany.com

Android 3.0 SDK Yayınlandı!

Android 3.0 Honeycomb ile tabletlere özel bir sürüme kavuşan Android, bu sayede tam donanımlı bir mobil işletim sistemi konumuna gelmiş oldu. Bu yepyeni işletim sistemine özel yazılımlar geliştirmek isteyen geliştiricilerin merakla beklediği SDK, tüm özellileri ile sonunda yayınlandı.

Geliştiricilere daha fazla özgürlük ve tabletlere özel daha fazla işlev kullanabilme imkanı tanıyan yeni SDK, özellikle kullanıcı arayüzüne dair önemli düzenlemeler içeriyor. Üçüncü şahıs yazılımlarda ekranın optimum oranda kullanılabilmesi için çeşitli boyutlandırma seçeneklerine kavuşan SDK, ekranı kaplama,orantılı büyütme, ekran klavyesi erişimi gibi gelişmiş yakınlaştırma özellikleri sunuyor.

Yeni Android 3.0 Honeycomb SDK’ya ulaşmak için burada yer alan Android Developers sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca burada yer alan sayfadan SDK araçları bağlantısına erişebilirsiniz.

Dünyanın ilk çift ekranlı telefonu!

Android işletim sistemiyle gelen Kyocera Echo dünyada bir ilk olacak.

Daha önceden üreteceği cihaz hakkında “sektörde bir ilk olacak” diyerek iddialı bir söz veren Sprint, verdiği sözü tutarak dünyanın ilk çift ekranlı Android telefonuna imzasını attı.

Kyocera ve Sprint işbirliğinin ürünü olan “Echo” adındaki bu benzersiz telefon, 480 x 800 çözünürlükte iki adet dokunmatik ekrana sahip.

Piyasaya çıkardığı bu ürünle birçok patenti elinde bulunduran firma, iki ayrı ekranı sıvı metal bir menteşeyle birbirine bağlamış. Sürgü sistemiyle ekranı açıldığında dizüstü benzeri bir görüntü oluşturan Echo, internette gezinme, e-posta, mesaj yazma gibi 7 hizmeti çift ekran vasıtasıyla gerçekleştirebiliyor.

Çift ekranı olmasına rağmen, üçüncü parti uygulamalarda iki ekran kullanılmasına destek vermeyen Echo, ayrıca bir ekrandan mesaj yazarken diğer ekrandan video izleme gibi bir hizmet de vermiyor. Yani kullanım alanına bağlı olarak çift ekran, genişleyerek tek ekran haline geliyor.

Android 2.2 işletim sistemiyle çalışan Echo, firmanın ikinci nesil ürünü olan 1 GHz’lik Snapdragon işlemcisini kullanıyor. Ayrıca 5 megapiksellik bir kameraya sahip olan cihaz, 720p video çekebiliyor.

Pil ömrü konusunda net bir bilgi verilmeyen Echo, önümüzdeki aylarda ABD’de anlaşmalı olarak 199 dolardan satışa çıkacak.

Kyocera Echo’yu yakından görmek için buraya tıklayın

Androidli Akıllı Telefon Satışları Symbian’ı Geride Bıraktı

Araştırma şirketi Canalys‘in raporuna göre akıllı telefon satışlarında liste başı olan Symbian 2010 yılının 4. çeyreğinde Android’in gerisinde kaldı.Açık bir mobil işletim sistemi olarak mobil pazara girdikten sonra Google tarafından satın alınan Android, hızlı büyümesine bir kilometre taşı daha ekledi. Canalys’e göre 2010′un son çeyreğinde 33.3 milyon Androidli akıllı telefon satılırken, Symbianlı akıllı telefon satışları 31 milyonda kaldı.

Ağustos 2010′da Eric Schmidt günde 200.000 Androidli telefonun piyasaya çıktığını açıklarken, Nokia ise Eylül ayında 260,000 akıllı telefon satışı gerçekleştiriyordu. Aralık 2010′da konuşan Andy Rubin ise günlük Androidli telefon satışının 300.000 adete yükseldiğini paylaşmıştı. Son çeyreğe baktığımızda ise ortalamanın biraz daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.

Canalys Android Symbian

Son çeyreğe göre Apple’ın satış rakamı ise 16.2 milyon olarak görülüyor. Apple’ın 2009′daki satış rakamı ise 8.7 milyon. Buna göre 1 yıl içinde Apple’ın pazar payı sadece %0.3 düşmüş ve tüm akıllı telefon pazarına sadece tek bir cihazla karşı koymuş. Apple’ı takip eden Blackberry’nin üreticisi RIM 6.6′lık bir düşüşle 4. sırada geliyor. Microsoft ise %7.2′den %3.1′e düşen pazar payıyla işlerin pek de parlak gitmediğini gösteriyor.

Reuters‘in de haber olarak paylaştığı araştırmanın sonuçları Android’in Symbian’ı geçmiş olması açısından pek şaşırtıcı olmasa da 1 yıl içinde akıllı telefon satışlarının 53.7 milyondan 101.2 milyona çıkmış olmasıyla oldukça önemli bir gelişmeye işaret ediyor.

Bakalım son çeyrek gelirlerinde karlılığı düşen Nokia, Symbian’ı geliştirme çalışmalarından iyi sonuçlar çıkararak yoluna devam mı edecek, yoksa Andorid ya da Windows Phone’a mı yakınlaşacak?